ISSN 1309-1581
TR EN
2018 Fall/Güz | Vol 9, No 34

Towards A Supranational Media Theory

DOI: 10.5824/1309-1581.2018.4.009.x
Pages: 119-139
3,241 views
361 downloads
English

Abstract in Turkish

Uydu
sistemleri ve internet, geleneksel habercilik yaklaşımını zayıflatan ciddi bir
alternatif oluşturdu, kitle iletişimde yeni düzen arayışını tetikledi. Anlık ve
etkileşimli veri aktarımı, bir yandan yerel kullanıcıları küresel okurlara ve
muhabirlere dönüştürdü, diğer yandan düşünce ve ifade özgürlüğünde görece bir
demokratikleşme trendi başlattı. Geleneksel medya haber kaynaklarındaki içerik
üreticileri ve kanallardaki dağıtıcılar, kullanıcı ve tüketicilerin sahip
olmadıkları bir &nbspözgürlüğe geniş çapta
daime sahip oldular. Fakat etkileşimli kitle iletişim sistemlerini kullanan
tüketiciler, bugün çoğu farklı merkezlerde üretilen içeriklerle çok yönlü
etkileşim imkanına kavuştular. Bununla birlikte ister geleneksel isterse yeni
olsun, belli fikirler için halkın rızasını üreten bir mekanizmaya dönüşen medya
karşısında kişiler, bazen bir alıcı, bazen bir proje için harekete geçen bir
eylemci, bazen de eylemsizlik halindeki bir kitlenin parçası olma statüsünde
bulunur. Kişiler, gösterdikleri rızanın mamül olduğunu fark etmeksizin iradelerini
özgür sanırlar bir sosyal deney alanının denekleri olduklarını ve medyanın
hipnoz etkisi altında bulunduklarını fark etmeksizin yönetici elitlere karşı
minnet duygusu beslerler. Her ne kadar ulusötesi medya şirketleri sayesinde
dünya toplumları aynı iletişim teknolojilerini kullanarak aynı içeriklere
ulaşılıyor olsa da temelde mesaj kaygılı içerikler yüzünden ortak noktalardan
ziyade, toplumsal farklılıklar belirginleşir, radikalleşir ve çatışmalar körüklenir. Yeni medya
düzeni tartışmalarının çoğunun merkezinde bu hastalıklı enformasyon dolaşım
mekanizması yer alır. &nbspLiteratür
taramasına dayalı analik bir yaklaşımla hazırlanmış olan bu makalede, dünya
vatandaşlarının, yalın enformasyon kaynağı ve kanalları olarak yeni bir uluslar
üstü medya yapılanmasına duydukları ihtiyacın teorik koşulları ve imkanı
tartışılmaktadır. Söz konusu uluslarüstü medya idealinin felsefi temelleri,
kozmopolitan birey ve edebi barış idelerinde, Teilhard De Cardine'in küresel
bilinç tezinde veya İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi&nbsp düşüncesinde içkindir. Mevcut medya,
bireyleri "insan olarak" değil, "kullanıcı - tüketici olarak"
konumlandırdığından "mesaj kaygısız içerik" üretemez durumdadır. Burada teorik
koşulları tasvir edilen uluslar üstü medya, kâr amaçı gütmez, çeşitlilik ve zengin
katmanlarıyla birey ve kültürleri dünyalı olma bilinci çerçevesinde tanıtır.
Bilim, hak ve özgürlükler, yeryüzü, birlikte mevcudiyet ve "insanlık"
kavramları etrafında habercilik yapar.&nbsp
Keywords in Turkish:
Uluslarüstü Medya TeorisiUluslararası MedyaEbedi BarışDünya VatandaşlığıKozmopolitanizmEnformasyonel UluslarüstücülükUluslarüstü Birlikler

Abstract in English

Satellite systems and the
Internet have created a significant alternative that undermines the traditional
reporting approach and triggered the search for a new order in mass
communication. Instant and interactive data transfer systems have transformed local
users into global readers and reporters encouraging a trend of democratization
relative to freedom of thought and expression. Content providers and
distributors in the traditional news industry which is televisions, magazines,
radios, newspapers, online platforms, &nbsphave
a wide range of freedom to reach people. Consumers who use interactive mass communication systems have opportunities
to interact with the content that is produced in many different centers.
However, in the presence of the media defined as a mechanism that manufactures
the consent of people for certain ideas, no matter if they are traditional or
novel, people sometimes take the position of a buyer or an activist who takes action
for a project and sometimes a part of a group of insusceptible people. People
think their consent is their freewill without noticing that it is just a
product. They feel a sense of gratitude to the ruling elites without noticing
that they are the subjects of a social experiment and under the hypnotic
influence of the media. Even though the world societies are getting the same
content using the same communication technologies thanks to supranational media
companies. Particularly because of content created to convey a message, social
differences become more explicit and radical rather than the values in common. That's
why conflicts are incited. At the heart of the majority of new media
organization debates, the existence of this problematic information lies. This
article, which has been prepared with an analytical approach based on a literature
review, discusses
the theoretical conditions and the possibility of a new supranational media
structure that world citizens need as a source of information. The
philosophical basis of the supranational media ideal in question is at the
heart of cosmopolitan individuals and eternal peace ideals of The Universal
Declaration of Human Rights. The present media are unable to produce content
that doesn't try to convey a message as it positions individuals as "consumers
or user" rather than "people". Here, supranational media depicting theoretical
conditions doesn't seek profit. It introduces individuals and cultures with
their diverse social layers in the consciousness of being a cosmopolitan. Supranational
media's output is based on notions like science, rights and freedoms, the
earth, coexistence, and "humanity".&nbsp
Keywords in English:
Supranational Media TheoryInternational MediaWorld CitizenshipCosmopolitanismInformational SupranationalismSupranational s